![]() |
GULUKKOYU |
![]() |
![]() | |||
Tarih: 29/4/2008
Yorum yaz!
VARTODAN ALİ YILMAZYazan: TUĞÇE Tarih: 1/1/2009
VARTODAKİLERİN HEPSİNE SELAMLARIMI YOLLUYORUM.VARTOYUDA GÖRMEK ÇOK İSTİYORUM.
Bağlantı
TAŞLIYAKA KÖYÜNE MUTLAKA TÜZEL KİŞİLİK KAZANDIRILMALIDIRYazan: Niyazi BİNGÖL Tarih: 26/8/2008
1990'lı yıllarda yoğunlaşan terör olaylarına karşı, köy halkının çaresizliği, köyün boşalmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çok vahim bir durumdur. Köyü terk eden gençler, batı kentlerine giderek oraya yerleşmişlerdir. Ancak Türkiye'nin bugünkü ekonomik durumu karşısında çaresizlik daha da had safaya ulaşmıştır. Çok küçük ücretlerle fabrikalarda vb. işlerde çalışan genç nesil gelecekle ilgili bir hesabı olmamakla beraber müthiş bir ahlaki, kültürel ve siyasi yozlaşma ile karşı karşıyadır. Şöyleki: fabrikada çalışan herkesin hedefi ya bir parsel arsa almaktır yada bir eve sahip olmaktır. Oysaki köyünü terk ederek oralara gidip fabrikada çalışan herkesin kendi memleketi olan Varto'da veya Taşlıyaka köyünde en az 40 yada 50 dönüm arsa, tarla, çayır gibi gayrimenkulü vardır. İnsanlarımız göç edip memleketini terk etme yerine Taşlıyaka köyündeki varlıklarını değerlendirirlerse çok daha rahat ve huzurlu hayat koşullarına sahip olabilecekleri kesindir. Henüz 15 yıl kadar önce köyünü terk eden yaşlı veya genç kişiler 15-20 günlük izinlerinde köye gelenler, köyün içinde oturup ağladıklarına şahit oluyor ve görüyoruz. Bu durum, köy halkımıza ahlaki ve kültürel bir çöküntüden ziyade ekonomik kayıplarada neden olmaktadır. Hepimizin bir ayağı köyde iken diğer ayağı İzmir, İstanbul ve Çerkezköy'dedir. Herhangi birimizin bir yakını vefat ettiği zaman yada herhangi birimizin bir yakını evlendiği zaman mutlaka hepimizin o yerde birleşmesi gerekmektedir. Sadece bir kişinin batı kentlerinde, üç akrabasının kısa aralıklarla ölmesi nedeniyle üç kez İzmir'e gidip geldiğine şahit oldum. Buna benzer örnekler sıralamakla bitmez. Yukarda belittiğim gibi bizim esas zenginliğimiz memeleketimiz olan Varto'da ve köyümüz Taşlıyaka'dadır. Köy ve mezralarımızın boşalmasından dolayı, her yıl köy halkı olarak birleşerek çayırları ve meraları çok küçük para karşılığında dışardan gelen sürü sahiplerine pazarlayarak satmaktadırlar. Bundan dolayı çoğukezde bu küçük paralar uğruna anlaşmazlıklar yaşanmakta olup bazende bu anlaşmazlıklar kavgalara dönüşmektedir. Bu durumdan hiçbir karımız yoktur. Karlı olan birileri varsa, oda dışardan gelen sürü sahipleridir. Bunlar bizlerin çayırları, arazileri ve meraları sayesinde köşe dönmece oynamaktadırlar. Şimdi gelelim meselenin özüne. Özellikle son 3 ve 4 yıldır, köy halkının gelecekle ilgili hesaplarını köyde aradıklarını görüyorum. Bu nedenle de Varto'da ikamet eden köylülerimizin fedakarlığı tartışılmaz. Gerek şu anda köyde ikamet edenler gerekse Varto'da ikamet edip, kamu kurumlarında çalışan arkadaşlarımız son derece fedakar davranıp köyün gelişmesi için elinden gelen imkanları seferber etmektedirler. Yollarımız yapılıyor, arazi sulama kanalları iyileştiriliyor, köye ev yapılıyor, köy derneği kuruluyor, su şebekesi döşeniyor, en sevindirici gelişme ise köye elektrik gitmesidir. Şu anda elektrik şebekesi ile ilgili çalışma devam etmektedir. Bir köyün kurulması için gerekli olan alt yapı koşullarıda zaten bunlardır. Tşlıyaka köyünün köy olması için tek bir eksiği kalmıştır. Oda köyümüzün tüzel kişiliğe kavuşmasıdır. Bunada yürekten inanıyorumki başta muhtar olarak ben olmak üzere herkes üzerine düşeni yapacaktır.
Bağlantı
TAŞLIYAKA KÖYÜNE MUTLAKA TÜZEL KİŞİLİK KAZANDIRILMALIDIRYazan: Niyazi BİNGÖL Tarih: 26/8/2008
1990'lı yıllarda yoğunlaşan terör olaylarına karşı, köy halkının çaresizliği, köyün boşalmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çok vahim bir durumdur. Köyü terk eden gençler, batı kentlerine giderek oraya yerleşmişlerdir. Ancak Türkiye'nin bugünkü ekonomik durumu karşısında çaresizlik daha da had safaya ulaşmıştır. Çok küçük ücretlerle fabrikalarda vb. işlerde çalışan genç nesil gelecekle ilgili bir hesabı olmamakla beraber müthiş bir ahlaki, kültürel ve siyasi yozlaşma ile karşı karşıyadır. Şöyleki: fabrikada çalışan herkesin hedefi ya bir parsel arsa almaktır yada bir eve sahip olmaktır. Oysaki köyünü terk ederek oralara gidip fabrikada çalışan herkesin kendi memleketi olan Varto'da veya Taşlıyaka köyünde en az 40 yada 50 dönüm arsa, tarla, çayır gibi gayrimenkulü vardır. İnsanlarımız göç edip memleketini terk etme yerine Taşlıyaka köyündeki varlıklarını değerlendirirlerse çok daha rahat ve huzurlu hayat koşullarına sahip olabilecekleri kesindir. Henüz 15 yıl kadar önce köyünü terk eden yaşlı veya genç kişiler 15-20 günlük izinlerinde köye gelenler, köyün içinde oturup ağladıklarına şahit oluyor ve görüyoruz. Bu durum, köy halkımıza ahlaki ve kültürel bir çöküntüden ziyade ekonomik kayıplarada neden olmaktadır. Hepimizin bir ayağı köyde iken diğer ayağı İzmir, İstanbul ve Çerkezköy'dedir. Herhangi birimizin bir yakını vefat ettiği zaman yada herhangi birimizin bir yakını evlendiği zaman mutlaka hepimizin o yerde birleşmesi gerekmektedir. Sadece bir kişinin batı kentlerinde, üç akrabasının kısa aralıklarla ölmesi nedeniyle üç kez İzmir'e gidip geldiğine şahit oldum. Buna benzer örnekler sıralamakla bitmez. Yukarda belittiğim gibi bizim esas zenginliğimiz memeleketimiz olan Varto'da ve köyümüz Taşlıyaka'dadır. Köy ve mezralarımızın boşalmasından dolayı, her yıl köy halkı olarak birleşerek çayırları ve meraları çok küçük para karşılığında dışardan gelen sürü sahiplerine pazarlayarak satmaktadırlar. Bundan dolayı çoğukezde bu küçük paralar uğruna anlaşmazlıklar yaşanmakta olup bazende bu anlaşmazlıklar kavgalara dönüşmektedir. Bu durumdan hiçbir karımız yoktur. Karlı olan birileri varsa, oda dışardan gelen sürü sahipleridir. Bunlar bizlerin çayırları, arazileri ve meraları sayesinde köşe dönmece oynamaktadırlar. Şimdi gelelim meselenin özüne. Özellikle son 3 ve 4 yıldır, köy halkının gelecekle ilgili hesaplarını köyde aradıklarını görüyorum. Bu nedenle de Varto'da ikamet eden köylülerimizin fedakarlığı tartışılmaz. Gerek şu anda köyde ikamet edenler gerekse Varto'da ikamet edip, kamu kurumlarında çalışan arkadaşlarımız son derece fedakar davranıp köyün gelişmesi için elinden gelen imkanları seferber etmektedirler. Yollarımız yapılıyor, arazi sulama kanalları iyileştiriliyor, köye ev yapılıyor, köy derneği kuruluyor, su şebekesi döşeniyor, en sevindirici gelişme ise köye elektrik gitmesidir. Şu anda elektrik şebekesi ile ilgili çalışma devam etmektedir. Bir köyün kurulması için gerekli olan alt yapı koşullarıda zaten bunlardır. Tşlıyaka köyünün köy olması için tek bir eksiği kalmıştır. Oda köyümüzün tüzel kişiliğe kavuşmasıdır. Bunada yürekten inanıyorumki başta muhtar olarak ben olmak üzere herkes üzerine düşeni yapacaktır
Bağlantı
TAŞLIYAKA KÖYÜNE MUTLAKA TÜZEL KİŞİLİK KAZANDIRILMALIDIRYazan: Niyazi BİNGÖL Tarih: 26/8/2008
1990'lı yıllarda yoğunlaşan terör olaylarına karşı, köy halkının çaresizliği, köyün boşalmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çok vahim bir durumdur. Köyü terk eden gençler, batı kentlerine giderek oraya yerleşmişlerdir. Ancak Türkiye'nin bugünkü ekonomik durumu karşısında çaresizlik daha da had safaya ulaşmıştır. Çok küçük ücretlerle fabrikalarda vb. işlerde çalışan genç nesil gelecekle ilgili bir hesabı olmamakla beraber müthiş bir ahlaki, kültürel ve siyasi yozlaşma ile karşı karşıyadır. Şöyleki: fabrikada çalışan herkesin hedefi ya bir parsel arsa almaktır yada bir eve sahip olmaktır. Oysaki köyünü terk ederek oralara gidip fabrikada çalışan herkesin kendi memleketi olan Varto'da veya Taşlıyaka köyünde en az 40 yada 50 dönüm arsa, tarla, çayır gibi gayrimenkulü vardır. İnsanlarımız göç edip memleketini terk etme yerine Taşlıyaka köyündeki varlıklarını değerlendirirlerse çok daha rahat ve huzurlu hayat koşullarına sahip olabilecekleri kesindir. Henüz 15 yıl kadar önce köyünü terk eden yaşlı veya genç kişiler 15-20 günlük izinlerinde köye gelenler, köyün içinde oturup ağladıklarına şahit oluyor ve görüyoruz. Bu durum, köy halkımıza ahlaki ve kültürel bir çöküntüden ziyade ekonomik kayıplarada neden olmaktadır. Hepimizin bir ayağı köyde iken diğer ayağı İzmir, İstanbul ve Çerkezköy'dedir. Herhangi birimizin bir yakını vefat ettiği zaman yada herhangi birimizin bir yakını evlendiği zaman mutlaka hepimizin o yerde birleşmesi gerekmektedir. Sadece bir kişinin batı kentlerinde, üç akrabasının kısa aralıklarla ölmesi nedeniyle üç kez İzmir'e gidip geldiğine şahit oldum. Buna benzer örnekler sıralamakla bitmez. Yukarda belittiğim gibi bizim esas zenginliğimiz memeleketimiz olan Varto'da ve köyümüz Taşlıyaka'dadır. Köy ve mezralarımızın boşalmasından dolayı, her yıl köy halkı olarak birleşerek çayırları ve meraları çok küçük para karşılığında dışardan gelen sürü sahiplerine pazarlayarak satmaktadırlar. Bundan dolayı çoğukezde bu küçük paralar uğruna anlaşmazlıklar yaşanmakta olup bazende bu anlaşmazlıklar kavgalara dönüşmektedir. Bu durumdan hiçbir karımız yoktur. Karlı olan birileri varsa, oda dışardan gelen sürü sahipleridir. Bunlar bizlerin çayırları, arazileri ve meraları sayesinde köşe dönmece oynamaktadırlar. Şimdi gelelim meselenin özüne. Özellikle son 3 ve 4 yıldır, köy halkının gelecekle ilgili hesaplarını köyde aradıklarını görüyorum. Bu nedenle de Varto'da ikamet eden köylülerimizin fedakarlığı tartışılmaz. Gerek şu anda köyde ikamet edenler gerekse Varto'da ikamet edip, kamu kurumlarında çalışan arkadaşlarımız son derece fedakar davranıp köyün gelişmesi için elinden gelen imkanları seferber etmektedirler. Yollarımız yapılıyor, arazi sulama kanalları iyileştiriliyor, köye ev yapılıyor, köy derneği kuruluyor, su şebekesi döşeniyor, en sevindirici gelişme ise köye elektrik gitmesidir. Şu anda elektrik şebekesi ile ilgili çalışma devam etmektedir. Bir köyün kurulması için gerekli olan alt yapı koşullarıda zaten bunlardır. Tşlıyaka köyünün köy olması için tek bir eksiği kalmıştır. Oda köyümüzün tüzel kişiliğe kavuşmasıdır. Bunada yürekten inanıyorumki başta muhtar olarak ben olmak üzere herkes üzerine düşeni yapacaktır.
Bağlantı
TAŞLIYAKA KÖYÜNE MUTLAKA TÜZEL KİŞİLİK KAZANDIRILMALIDIRYazan: Niyazi BİNGÖL Tarih: 26/8/2008
1990'lı yıllarda yoğunlaşan terör olaylarına karşı, köy halkının çaresizliği, köyün boşalmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çok vahim bir durumdur. Köyü terk eden gençler, batı kentlerine giderek oraya yerleşmişlerdir. Ancak Türkiye'nin bugünkü ekonomik durumu karşısında çaresizlik daha da had safaya ulaşmıştır. Çok küçük ücretlerle fabrikalarda vb. işlerde çalışan genç nesil gelecekle ilgili bir hesabı olmamakla beraber müthiş bir ahlaki, kültürel ve siyasi yozlaşma ile karşı karşıyadır. Şöyleki: fabrikada çalışan herkesin hedefi ya bir parsel arsa almaktır yada bir eve sahip olmaktır. Oysaki köyünü terk ederek oralara gidip fabrikada çalışan herkesin kendi memleketi olan Varto'da veya Taşlıyaka köyünde en az 40 yada 50 dönüm arsa, tarla, çayır gibi gayrimenkulü vardır. İnsanlarımız göç edip memleketini terk etme yerine Taşlıyaka köyündeki varlıklarını değerlendirirlerse çok daha rahat ve huzurlu hayat koşullarına sahip olabilecekleri kesindir. Henüz 15 yıl kadar önce köyünü terk eden yaşlı veya genç kişiler 15-20 günlük izinlerinde köye gelenler, köyün içinde oturup ağladıklarına şahit oluyor ve görüyoruz. Bu durum, köy halkımıza ahlaki ve kültürel bir çöküntüden ziyade ekonomik kayıplarada neden olmaktadır. Hepimizin bir ayağı köyde iken diğer ayağı İzmir, İstanbul ve Çerkezköy'dedir. Herhangi birimizin bir yakını vefat ettiği zaman yada herhangi birimizin bir yakını evlendiği zaman mutlaka hepimizin o yerde birleşmesi gerekmektedir. Sadece bir kişinin batı kentlerinde, üç akrabasının kısa aralıklarla ölmesi nedeniyle üç kez İzmir'e gidip geldiğine şahit oldum. Buna benzer örnekler sıralamakla bitmez. Yukarda belittiğim gibi bizim esas zenginliğimiz memeleketimiz olan Varto'da ve köyümüz Taşlıyaka'dadır. Köy ve mezralarımızın boşalmasından dolayı, her yıl köy halkı olarak birleşerek çayırları ve meraları çok küçük para karşılığında dışardan gelen sürü sahiplerine pazarlayarak satmaktadırlar. Bundan dolayı çoğukezde bu küçük paralar uğruna anlaşmazlıklar yaşanmakta olup bazende bu anlaşmazlıklar kavgalara dönüşmektedir. Bu durumdan hiçbir karımız yoktur. Karlı olan birileri varsa, oda dışardan gelen sürü sahipleridir. Bunlar bizlerin çayırları, arazileri ve meraları sayesinde köşe dönmece oynamaktadırlar. Şimdi gelelim meselenin özüne. Özellikle son 3 ve 4 yıldır, köy halkının gelecekle ilgili hesaplarını köyde aradıklarını görüyorum. Bu nedenle de Varto'da ikamet eden köylülerimizin fedakarlığı tartışılmaz. Gerek şu anda köyde ikamet edenler gerekse Varto'da ikamet edip, kamu kurumlarında çalışan arkadaşlarımız son derece fedakar davranıp köyün gelişmesi için elinden gelen imkanları seferber etmektedirler. Yollarımız yapılıyor, arazi sulama kanalları iyileştiriliyor, köye ev yapılıyor, köy derneği kuruluyor, su şebekesi döşeniyor, en sevindirici gelişme ise köye elektrik gitmesidir. Şu anda elektrik şebekesi ile ilgili çalışma devam etmektedir. Bir köyün kurulması için gerekli olan alt yapı koşullarıda zaten bunlardır. Tşlıyaka köyünün köy olması için tek bir eksiği kalmıştır. Oda köyümüzün tüzel kişiliğe kavuşmasıdır. Bunada yürekten inanıyorumki başta muhtar olarak ben olmak üzere herkes üzerine düşeni yapacaktır.
Bağlantı
radyo hakkındaYazan: isimsiz Tarih: 17/7/2008
radyonuz gündüzleri hiç açık değil ve dj hiç radyoyu önemsemiyor argo kelimelere hiç bu radyooya yakıştıramadım ama lütfen radyomuzu gündüzde açalım
Bağlantı
anadoluatesi.forumup.comYazan: anadoluatesi.forumup.com Tarih: 19/6/2008
anadoluatesi.forumup.com
Bağlantı
kutlamaYazan: mehmet Tarih: 29/4/2008
merhaba sayın erim tekin yazilariniz super devamli okuyorum basarilarin devamini dilerim
Bağlantı
|
|||
![]() |
KAMUOYUNA DUYURU
Değerli halkım: 21–01–2009 tarihinde Varto haber.com da Cumhuriyet Halk Partisi Varto ilçe Başkanı Cemal Koçhan Seçimle ilgili yapılacak çalışmalar hakkında İHA muhabiriyle yapmış olduğu röportajda bana ait söylemlerine karşı cevap hakkımı kullanma babında yanıt verme ihtiyacı duydum. Bu nedenle sizlerle paylaşmak istediğim. Neden CHP den belediye başkan aday adayı olduğumu HALKIMA arz etmek istiyorum.
CHP ilçe başkanım Sayın Cemal Koçhan’nın yapmış olduğu röportajı okudum, benimle ilgili sözleri beni son derece üzmüş olup oldukça manidar oldum. Oysa sayın başkanım beni çok iyi tanıyor olmasına rağmen neden bana yönelik bu söylemlerde bulunduğu konusunu da doğrusu anlamış değilim.
Sayın başkanıma şöyle bir soru yönetilmişti: CUMHURİYET HALK PARTİSİNDEN BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYI OLAN ADNAN GELDİ’NİN SEÇİM SÜRECİ DAHA BAŞLAMADAN NEDEN ADAYLIĞI RED EDİLDİ. PARTİDEN AYRILAN ADNAN GELDİ’NİN TEKRAR PARTİYE GELMESİNİ SAĞLAYACAKMISINIZ?
Sorusuna verilen yanıt aynen şöyle: Cumhuriyet Halk partisine katılan Adnan Geldi’nin başvurusunu çok önemli bulduk. Önemsedik ve baş vururken Ayın 5.inde yönetim kurulunun aday adayını açıklayacağını biliyordu. Her iki adayımız yönetim kuruluna çağırıp görüşlerini aldığımızda görüşlerini anlatırken, aday adayı olsak ta, olmasak ta her iki aday adayımız için geçerli seçimin sonuna kadar beraber kardeşçe bir birimize yardımcı olmak kaydıyla Özellikle Adnan Geldi beyin seçime kadar bu çatı altında çalışacağına dair, gazetede çıkan sözü vardır. Ancak 4,5 saatlik yönetim kurulu toplantısından sonra Adnan Geldi Bey,4,5 saat önce söylediklerinin hepsini unutup, bu durumda arkamdaki iradeyle beraber buradan ayrılıyorum, o iradede varmı yokmu? Bir türlü göremedik. Burada siyaset yapamayarak ayrıldı. Ayrıca 15–25 Ocak tarihli Yeşil Varto Gazetesinde kendisi dahil hiç kimsenin üye olmadığı arkasındaki irade Cumhuriyet Halk partisinden istifa ederek, CHP Varto da kan Kaybetti. Basında Çıkan Söylemlerini yadırgadım. Bu tür yorumlara rağmen Adnan Geldi Bey, sevdiğimiz saydığımız, bir dostumuzdur. Yine Varto için halkımız için daha güzel şeyler yapabilmek için Adnan Geldi beyle çalışabiliriz. Demisiniz
Yukarıda size yönetilen bu soruya karşılık sizin vermiş olduğunuz cevaba istinaden bende derim ki: her partinin kendisine has öz çalışmaları vardır. Lakin sizin söylediğinizle örtüşmeyen benim aday adayı olduğum gün aday belirleme ile ilgili yöntem konusunda sizin söylediğinize katılmıyorum çünkü aday belirlemedeki tarz parti üslubuyla uyuşmadı siz cumhuriyet halk partisi olduğunuzu ifade ederken hiç de halkçı bir tarz sergileyemediniz bu nedenle adeta tarafın biri misali bir tarz gördüm oysa laik demokratik cumhuriyet halk partisi adayını halkına danışarak karar veriyor idi ben demokratik kitle örgütlerine danışa bileceğinizi düşünür iken siz bu kesime hiç de danışmadınız. Sadece bir elin parmakları kadar az kişilerle görüştünüz şimdi size sormak isterim ne kadar demokratik bir tarzla aday tespiti yapıldı. Benim Ercan Aytaş’la hiç bir sorunum yoktur ama sizin yöntemsizle adeta yangından mal kaçırır söylemi misali bir yol izlediniz. Aday adayı müracaat tarihi 15 Ocak 2009 tarihine kadar iken siz bu süreyi 5 Ocakla sınırladınız siz bunu yaparken parti tabanınız sizin bu yaptığınızı size sormazlarımı, aday baş vuru süresi devam ederken ben ali dibo oyunlarının oynandığı bir yerde olmayacağımı diyerekten bana ait dosyamı alarak partinizden belediye başkan adaylığından vaz geçmek zorunda kaldım. Sayın başkanımın bana yönelik diğer bir söylemi de benim irademi hiç de görmediğinizi söylemisiniz bu söyleminiz ise arkamdaki iradeyi son derece rahatsız etmiştir, ben ve beni destekleyenleri hiç bir zaman pazarlık konusu etmedim. Ben 25 yıllık siyasi mücadelemde hiç bir zaman kişilerin özgür iradelerine ipotek koymadım. Benim gücüm siyasi arenada duruşumun bir teminatıdır. Bu anlamda ben çalışmalarımı sürdürdüğüm süre zarfında parti binasını adeta kendi bürom niyetine kullanmadım. Ama Varto ilçemizin küçük oluşu nedeniyle herkes bir birini çok iyi tanımaktadır öyle ki tabiri çayız ise herkes bir birini analı babalı tanımaktadır. Ama şuda bir gerçektir ki benim sizin deyiminizle benim arkamdaki irade de herkesçe malumdur üzücü olan ise bunu sizin görmemiş olmanızdır, anlaşılan siz Vartolu değilsiniz. Benim irade söyleminize karşılık siyasal anlamdaki söylemi şöyle ifade etmeyi daha etik görüyorum irade yerini destekleyen demek daha doğru olur. Bu anlamda bir bireyin toplumsal gücünü bir diğer değimle arkasındaki insan nüfusunu ancak alanlarda göre bilir. Konumuzda siyaset olduğuna göre buda sandıkta belli olur. Yukarıda ifade etiğim şekliyle 25 yıllık siyasi mücadele sürecimde hiç kimseye karşı ikili olmadım bunun içindir ki sizlere sunmuş olduğum aday adayı dosyamı alırken şunları söyledim; tabanıyla uyum içinde olmayan bir yönetim ile bu işlerin gidemeyeceğini, merkeziyetçilik anlayışının dan dan kendini arındırmayan bir zihniyetle uzlaşamayacağımı ifade ettim. Oysa ben, Daha büyük hizmetler verebilmek ve memleketime hak ettiği hizmetleri sunabilmek için siyaseti bir araç olarak seçtim. Bürokrasi ve siyasi tecrübelerimi içimdeki memleket ve insan sevgisiyle birleştirip Varto’muzun; kısa, orta ve uzun vadeli problemlerini tespit edip, işin uzmanlarıyla yapacağımız proje çalışmalarıyla hizmet ataklarımızı başlatacağız. Hizmetleri sunmada asla ayrımcılık yapmayacağız. Hizmeti en acil alması gereken yerlerden başlayarak; Varto’muzun her köşesine hak ettiği hizmetleri sunmak bizim için sosyal adalet ilkesidir. Hizmetleri sunmada önceliğimiz; dürüstlük, adalet ve ihtiyaç ilkeleri olacaktır. Uzun yılların birikimi ve örgütlenme dinamiğinden aldığım güçle, Varto Belediye Başkanlığı’nı başarıyla yürüteceğime; Laik, Demokrat ve Çağdaş Varto Halkı’nın yüzünü güldüreceğime, Varto’yu, Çağdaş Bir Dünya Kenti ve Kaliteli Yaşamın yeri yapacağıma inanıyorum. Türkiye gündeminin uzun süredir çok etkin iniş çıkışlarla ve hızlı değişimler göstererek toplum yaşamını derinden etkilediği bir süreci yaşıyoruz. Bu sürecin yakın vadedeki bir başka dönüm noktası olarak da “yerel seçimler” çok önemli bir ölçüm aracı haline gelmiş durumda. Bu noktadan hareketle, Varto İlçesi’nde yaşayan ve toplumsal duyarlılıklar anlamında etkin olmaya çalışan üretken bir Vartolu olarak, seçim sürecinde daha fazla sorumluluk üstlenme ve demokrasi kültürünün bana verdiği güçle adaylık hakkından yararlanma kararı vermiş bulunmaktayım. Kararımın somut hedefi olarak da; Türkiye Cumhuriyeti’nin ortak ve temel ilkelerinden hiçbir zaman taviz vermeden, birbirinden farklı sosyal ve teknik alanlarda yürütmeye çalıştığım siyasi çalışmalarım doğrultusunda Cumhuriyet Halk Partisi’nde Varto Belediye Başkanlığı için Aday Adayı olmaya karar kıldım. Bu kararımı sizlerle paylaşırken de değerlendirmelerinizde taban oluşturması anlamında temel bilgilerimi sizlerle paylaştım. 25 yıllık siyasi birikimim ve emeğim var. Halkla yakın olabiliyorum, sosyal alanlarda kendimi geliştirmiş bulunmaktayım, farklı; kişi, kuruluş ve kitlelerle iletişimimi geniş ve güçlü bir boyutta sürdürmekteyim. Varto’nun seçmen kitlesini; itilmiş, sahipsiz, yalnız hissedenleriyle ve tüm kesimleriyle kucaklayabilecek bir ilişki ağına sahibim.
Belediyenin mevcut kadrolarını çok iyi tanıyorum ve bu kadroları nasıl değerlendireceğimi, ayrıca bugüne kadar bir süzgeçten geçirerek belirlediğim; güçlü ve birikimli ek kadroları nerelerde ve nasıl görevlendireceğimi çok iyi biliyorum.
25 yıldır bana ulaşan herkesin ve her kesimin sorunlarıyla ilgilendim, çözümler ürettim, güven yarattım. Uzun yılların birikimi ve örgütlenme dinamiğinden aldığım güçle,
Varto Belediye Başkanlığı’nı başarıyla yürüteceğime; Laik, Demokrat ve Çağdaş Varto Halkı’nın yüzünü güldüreceğime, Varto’yu “Çağdaş Bir Dünya Kenti” ve “Kaliteli Yaşamın yeri” yapacağıma inanıyorum. Halkın desteğiyle daha güçlü ve hedefime daha yakın olacağıma olan inancıma inanıyorum.
Bu nedenle Kendini yenmek kadar kutsal olan bir savaş, kendi sınırlarını aşmak kadar büyük bir zafer yoktur. Dışarıda kazanılmış zafer, kendi benliğimizde kazandığımız zaferin dışa yansımasıdır. Bu ancak yeni bir düşünce biçiminin benimsenmesiyle olabilir. Hayatınızın her saniyesine insaf ve sağduyunun egemen olması dileğiyle…
Bu köşeyi kişisel isteklerimin dile getirilmesinde araç olarak kullanmayı hiçbir zaman düşünmedim.bu tür yorumlamaları siz okuyucuların takdirlerine bırakıyorum.
KAMUOYUNA SAYGI İLE DUYURULUR